PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Ayrıcalık mı yoksa kayırmacalık mı?


Taraf
23-12-10, 12:29 AM
AYRICALIK MI YOKSA KAYIRMACALIK MI?
Bir belde insanı olarak, herkesten,herşeyden öte olması gerekenler için uzundur bir mücadele veriyorum durmadan. Çoğu arkadaş sırf bu mantilateyle düşüncelerini dile getirdi, eleştirilerini sıraladı ve olmasını gerekenleri ifade etti. Bazen başkana yüklendi bazende muhalefete. Zira hepimizin tek bir dertleri vardı bunları yaparken, o da yaşadığımız topraklarda, insanımıza, sevdiklerimize, beldemize iyi bir şeyler yapabilmek. Sağduyulu, bilinçli bir nesil oluşturmak, ezilmişlikten, sömürüden kurtulmak, kendini bilen, kendinin fakında olan, hakkını savunan bir birey topluluğu yaratmak. Bunu yaparken işine gelen çevreler sahiblendi kimsemizi, işine gelmeyen ise yandaşsınız diye kirletti düşünceleri. Ama biz kendimizi biliyoruz, ne istediğimizi biliyoruz ne yapmak istediğimizi biliyoruz. Bilmeyenlere de hatırlatmaya çalışıyoruz kendilerini ve haksızlıklarını.


Bu yazının içeriğinde de önceliklerin ne olduğunu, ayrıcalık ve kayırmacılık arasında nasıl bir rol oynadığını analiz etmeyi kapsıyor.


Takdir edersiniz ki, beldemiz için mezarlık çok önem teşkil etmektedir. Hepimizin sevdikleri ailesi, annesi-babası, kardeşi, arkadaşı… orada yatıyor. Hepsine allahtan rahmet, ailesine acil şifalar diliyorum. Oranın yapılandırılması yolarının parkelenmesini takdire değer görüyorum. Ama mezarlığın yanında harbiyeye çıkan kısa kestirme bir yol var. Bu yol mezarlığa doğru sırtınızı döndüğünüzde solunuzda kalan ve vata yoluna çıkan kısa bir kestirme yoldur.İşte sorunumuz “bu yol” ile “vata” denilen yol arasında.


Gayet iyi biliyoruz ki, “dirşeye veya medreden” diye adlandırdığımız yoldan inilen kesitirme yolla harbiyeye bağlanan “vata” diye ifade ettiğimiz bir yol vardır. Bu yolun “medre ve dirşeye” çıkan dörtlü kavşak kesimden tutun taki o vilların olduğu kesime kadar yol berbat durumdadır. O yol üzerinde bildiğiniz gibi 10’dan fazla ev bulunmaktadır ve o evlerde birçok aile ikamet etmektedir. Ne hikmetse evler bulunan yolda hiç parke yapılmamış ama o kestirme yol diye ifade etiğim yerde hiç ev bulunmamasına rağmen parke yapılmış. Burda “sevgili başkanın” öncelikleri neye göre belirlediğini sormak istiyorum? Öncelikli parke yapılması gereken o evli yol değil midir? Hiçbir evin olmadığı o yolun öncelikli parkelenmesi, yandaşlarının parsellerine daha rahat gidebilmesi için mi yoksa kendi villanıza daha rahat gitmek için özel mi yaptırdınız? Oradaki insanların size oy vermediğini mi düşündüz ki o yolu parkelemediniz yoksa başka nedenler mi var biz bilmiyoruz?
Burada ayrıcalık mı var yoksa kayırmacılık mı?
Belediye yönetimi bu konuya açıklık getirmelidir!

Mahmut GÜNAY

baskan
03-01-11, 12:33 PM
Ünlü filozof Çiçero’nun çok sevdiğim bir sözü var: ”İki insan aynı pencereden bakar, bir yerdeki çamuru görür, diğeri gökyüzündeki yıldızların güzelliğini…”

Değerli kardeşim, belediyeye gelip soramıyorsan lütfen bir telefonla, konuyla ilgili bilgi al, sonrasında yine yaz, eleştir, suçla gerekiyorsa… Ama öncelikle bilgi al, çünkü bu olmadan böylesine haksız, dayanaksız suçlamalar yapılırsa art niyeti peşinen kabullenmiş olursun…
1- Sözünü ettiğiniz kestirme yol, tüm belde halkınca kullanılmakta ve belde mezarlığına direkt çıkan bir yoldur. Oradan hangi parsellerin sahibi yandaşımdır, gerçekten merak ettim… Hele villa dediğimiz evimle bağlantısı ne, bu yolun, gerçekten biliyor musunuz? Buyurun gelin o yoldan evime doğru beraber gidelim, bu iddianızdan dolayı eminim mahcup olacaksınız…
2- Şunu bilmenizi isterim, ne yandaş çıkarı ne de özel çıkar asla söz konusu değildir. Hele oy verdi vermedi hesabını hiç yapmadık, yapmıyoruz, yapmayız, biliyoruz ki Dursunlu Haklının bilinci, sağduyusu böyle hesapları yapanı geçmişte cezalandırdı, bundan sonra da cezalandıracaktır…
Eski adıyla Vata Yolu, Dursunlu için önemli 2. alternatif anayoldur. Beldenin en ücra, dar sokağına kadar her yeri parke döşedik, burayı niye döşemeyelim? İddianın aksine, ne evime giderken yakınlığından dolayı en sık kullandığım yoldur bu yol, 1. dereceden yakınlarımın parselleri var ve inanıyorum ki oradaki sakinlerin bize verdiği oy beldemizde bize verilen oy ortalamasının altında değildir. “Başka nedenler mi var? “diye soruyorsunuz:
Yanıtlayayım: Nedenler; alt yapının yapılması, yol terklerinin bitmesi ve istinat duvarlarının tamamlanmasından sonra parke döşemesi yapılacaktır.
1- Yol boyunca 1 km lik kanalizasyon tamamlanmıştır.
2- Yol terkleri, vatandaşın rızası alınarak tamamlanmak üzeredir.
3- İstinat duvarları devam etmekte olup akabinde en seri şekilde parke döşemesinin zevkle yapılacağını bilmenizi; rica ederim...

Taraf
04-01-11, 03:39 AM
“İki insan aynı pencereden bakar, bir yerdeki çamuru görür, diğeri gökyüzündeki yıldızların güzelliğini…” bu sözün yazarının olmadığını, anonim olduğunu biliyordum ama siz Çiçero’ya layık görmüşseniz Çiçero’nun yerine, hayatta olmadığı için ben teşekkür ederim. Bu sözü bende en az sizin kadar sever ve kullanırım. Söz anlam bakımından doğru olarak ifade edilmiş olsa da sözün orijinali budur: “İki adam hapishane parmaklıklarından bakıyor. Biri çamuru görüyor, diğeri gökyüzünü”. Muhtemelen bu sözün düşünürü her kimse, hapishane de olan bu iki adamın ruh halini yansıtmış ve düşüncelerin, bakış açılarının farkına vurgu yapmış. Şu şekilde düşünebiliriz; hapiste olmanın ve özgür olmamanın bilinciyle, Pencereden gökyüzüne bakan adam özgürlüğün ve hayatın ne kadar güzel olduğunu, çamuru gören insan ise ne kadar çamura batığını düşünmüştür veya hapishanenin çamurdan farklı olmadığını vs vs. Burada sözün mahiyeti konusunda çokça fikirler söylenebilir, türetilebilir. Önemli olan düşünce farklılığını görebilmek ve bu düşünce farklılığını ortaya çıkaran durumları anlayabilmektir. Eğer bunu göz ardı ederseniz söz, ifade etiğiniz anlamda sahibini bulur!
1.Düşünce ve yol arkaşlarınız eğer ifade özgürlüğüne, beldeyle ilgili sorunları ifade edilmesine, yanlışların söylenmesine, halkın sorgulamalarına ve sorularına ket vurmuş olmasalardı, insanları sırf düşünceleri yüzünden karalamasalardı ve en önemlisi bunu da sorgulayarak, konuşarak, sorarak yapmış olsalardı,
2.Sizin Köseoğlu taş ocağına, halk için yararlı ve yasalara uygunsuz bir şekilde bir karar vermeyip sözde düzeltme amaçlı 2yılığına ruhsat verip de şuana kadar aktif çalışmasına izin verip sonra da taş ocakları yolarımıza zarar verip düşünce beyanınız olmasaydı,
3.2007 aralık ayında turunçluya Atatürk mahallesinde bulunan “ziğubu” dan su götürmek için anlaşmalı bir şekilde izin vermeseydiniz,
4.Seçim zamanında verdiğiniz vaatleri yaklaşık 2 yıl geçmesine rağmen birçoğu için adım atmış olsaydınız,
Vs. daha nice sayabileceğim nedenler olmasalardı sizinde, düşünce ve yol arkadaşlarınızın da art niyetli olmadığını düşünebilirdim.
Şimdi siz eğer tüm bu durumlar ışığında iyi niyet arıyorsanız önce kendinizden sonra çevrenizden daha sonra da benden arayın.
Her şeye rağmen benim yazımı art niyetli düşünebilirsiniz, ama eğer sizde iyi niyetliyseniz şu sorulara bir belediye başkanı olarak cevap vermelisiniz!
1.Öncelilerinizi neye göre belirliyorsunuz?
2. Taş ocaklarının verdikleri zararlarından ve rahatsızlıklardan bu kadar yakınırken Köseoğlu taşocağına neden ruhsat verdiniz?
3.2yıllığına verilmiş bir ruhsat neden hala işler durumda, bu durumun beldemize ne kadar yararı var?
4. Köseoğlu taşocağı ve Necmi Asfuroğlu ile bağlantınız tam olarak ne?
5. Vermiş olduğunuz büyük vaatler için adım atınız mı?
6. Verilmiş olan bu vaatlerin, vaat olmadığını hata taahhüt de olmadığını ve yapılacağını beyan etiniz. Bu vaatlerin hepsini gerçekleştirebilecek misiniz?
7. Devletin kamu alanlarını ihaleyle satışa çıkarmasının ve belde halkının bu konuyla ilgili bilgilendirilmemesinin nedeni ne?
8. Sizin bu konuda bilginiz ve alımınız oldu mu?
Mahmut GÜNAY

hamitovski
09-01-11, 04:17 PM
Söylenenlerin içeriğine değinmeyeceğim ama ilk mesajda dile getirilen "Vata yolu" ile ilgili şikayet-eleştiriye başkan cevap vermiş (doğru bulunur veya bulunmaz). Verilen bu cevap tatmin etmiş midir, etmemişmidir buna ilişkin hiç bir yazı yok. Bambaşka konular (elbette eleştiri konusu olablir) dile getirilmiş. Yazılışta ki amaç sıkıntıları dile getirmek ise Köyde karşılaşılan sorunlar, seçim zamanı vaat edilip te yapılmadığı düşünülen konular ve yanlış icraatler başlığı altında bir dosya düzenlense ya da böyle bir başlık altında yazılıp sıralansa sanırım daha anlamlı ve faydalı bir tartışma olur. Şimdi merak ediyorum (doğru bulurum ya da bulmam) başkan bu mesaja da cevap yadığında gene bu mesajın içeriğinden farklı, başka "eleştiriler" mi yazılacak???

Taraf
12-01-11, 02:15 AM
Sevgili hamitovski yazın için teşekkür ederim, en azından okuyup da yorum yapacak kadar zaman ayırabiliyorsun! Eleştirilerim tabi ki hoş karşılanmayabilir, kırıcı olabilir, sinir bozucu olabilir ya da düşünceden çok kişisel bıkılabilir. Tüm bunlar doğaldır, ama bu durumlar sorunun çözümü değildir. Başkanımız eleştirileri “ART NİYETLİ” olarak değerlendirdiği için bana da cevap olarak “NİYET SORGULAMASI” yapmak düştü. Yazımda, aslında başkanın “VATA YOLU” için verdiği yanıta bir durum belirtim ama fark edilmemiş sanırım. Önceliklerimizi neye göre belirliyoruz sorusu bu durumu kapsar. Sorun da zaten öncelik meselesidir.

Şunu da göz ardı etmemek gerekir; o kestirme yol diye ifade ettiğimiz yolun parkelenmesine karşı değilim, ama belediye başkanımızın da ifade ettiği gibi beldemiz için 2.alternatif niteliğinde olan bir yolun, mezarlığın oradaki yoldan önce parkelenmesi gerektirdiğini düşünüyorum. Bunu ne kadar dikkate alıyorsunuz ve önemsiyorsunuz onu da sizin takdirinize bırakıyorum.

Sevgili başkanımızın öne sürdüğü açıklamaları kabul etmiyorum; çünkü “KENDİ İFADESİYLE” beldemiz için önemli dediği yolun 12 yıldır başkan olmasına rağmen o yol için gerekli önemi verilmemesini eleştirilmeyecek kadar önemsiz bulmuyorum.3 dönemdir beldemize Başkan olan Selahattin Altınöz neden bu yolu öncelikleri arasında almadı? Altyapı çalışmaları için niye bu kadar beklendi? Belkide denebilir ki; yol terkleri yapılmamıştı! Yine de bu işin, bu kadar uzağa atılmasını hele de o yoldan önce parkelenmesini izah edilecek bir durum olduğunu düşünmüyorum.

“BAŞKAN BU MESAJA DA CEVAP YAZDIĞINDA GENE BU MESAJIN İÇERİĞİNDEN FARKLI, BAŞKA "ELEŞTİRİLER" Mİ YAZILACAK?” eğer yazılması gerekiyorsa eleştiri yazılır bu cevaplardan sonrada olur başka zamanda olur. Önemli olan eleştirilerin neliği ve niteliği mi yoksa eleştirisiz bir bakış açısının doğmaları ya da suskunluğu mu?

Verilen cevap da aslında bir başka konu altında açılmıştır, bunu da dikkatinize sunarım. Eğer siz de sorunların ve soruların karşısında kayıtsız kalmak istemiyorsanız ve sırf cevap olsun diye yazı yazmıyorsanız konuların mahiyeti konusunda araştırmalar yapmalı ve fikir de beyan etmelisiniz! Başkanımızın bu konularda suskun kalmış olmasını da anlamış değilim!
SEVGİLER…

hamitovski
18-01-11, 01:13 AM
Elbetteki çözüm bekleyen her sorun dile getirilmeli ve çözüm için talepte bulunulmalı, gerçekleşmemsi durumunda fiili, meşru yöntemlerle mücadele edilmelidir. Unutulmamalı ki kimse bir kurumu "kurumun kendisine hizmet etmek" için oluşturmaz ve onu seçmez, aksine kendisine hizmet getirsin diye bir kurum oluşturur ve-veya seçer.
Üniversite ve sonrasında meslek hayatına geçiş nedeni ile yaklaşık 10 yıldır köyümüze (ve sorunlarına) uzak kaldım. Ancak tatillerde görebildim. Köyde yaşayan insanlar elbette ki sorunları daha yakıcı hisseder ve çözüm önerileri, projeleri daha somut olur. Burada köyde yaşayan herkese görev düşmektedir. Kime oy verilmiş olursa olunsun, seçilen kişi herkesin başkanıdır, belediye kurumu herkesin kurumudur. Hizmet götürmek belediyenin görevi ise bunları takip etmek, yapılmayanların hesabını sormakta halkın görevi ve ödevidir.
Ben mevcut durumda düşünce belirtebiliyorum. önceki mesajımda yazdığım gibi yaşanan sıkıntılar bir dosya haline getirilip öncelikler belirlense ve bunların sıraya göre gerçekleşmesi takip edilse sorun büyük oranda çözümlenmiş olacak sanırım.
Dikkat edilecek bir başka nokta, malesef bizler toplum olarak sadece seçim zamanlarında (bir kaç ay öncesinden bir kaç ay sonrasına) siyasal yaşama ilişkin tavır koyabiliyoruz. Halbu ki siyasal tavır ve duruş partilerden, partizanlıktan öte bir duruştur. Siyasal duruş toplumun ortak beklentilerinin karşılanıp karşılanmadığının takip edilmesi, seçimden sonraki ilk 1 yılda, ikinci yılda, üçüncü yılda vs. neler yapılıp nelerin yapılmadığının düzenli takibinin yapılmasıdır. eğer bu gerçekleşmezse aile düşmanlıkları, kişisel düşmanlıklar, ailesel çıkarlar, (tabi burada salt maddi çıkardan da bahsetmiyorum, manevi, egotatminlerden de dem vuruyorum) takım tutar gibi parti ya da adam tutmaları baz alınarak insanlar oy kullanacak ve yeni yönetimler belirlenecektir.
Biraz kamaşık oldu, anlatmak istediğim anlaşılır umarım.
saygılar