abuhalil
20-02-08, 08:30 AM
zaman gazetesi ,yazarıalev alatlı'nın "türban"konusu işliyen"içerden mırıldanmalar"başlıklı yazısını yayımlamadı.
Alatlı gelişmeyi şöyle özetledi;"sayfa editörü 'bizim okurunuz buna hazır deyildir'gibi bir gerekçe gösterdi" dedi.
içerden mırıldanmalar.
Gözlenlediğim odur ki,korkutan tülbent değil,türban.niye ,çünkü ,derin belleğimizdeki hayırhah kadının uzantısı tülbent.döner yara sarar,döner kırık kol bağlar,döner sancılı başı sıkar...hastanın terini siler ,yavukluya armağan olur,hasreti iyileştirir nurani yüzleri çevrelerken anılır.
türban öyle deyil,çünkü,türban,islami tesetüre ilişkin en katı(dilerseniz ,en erkeksi)yorumun benimsediğinin ilani hüviyetidir; ve dolasıyla ,kadına ilişkin tüm diğer yorum ve kuralların da kabullenildiğini ima eder.bunların arasında kötülük,fitne ve oğursuzluk kaynağı olmamızdan başka,dinen ve aklen dün (eksik) yaratıldığımız,namazı bozanköpekler ve eşeklerle bir tutulduğumuz şeklinde...haysiyetimizi rencide eden yorumlar vardır.türban,bu yorumların zımmen kabulu olarak görüldüğü için korkutur.
(...)"ağlarsa ana ağlar gerisi yalan ağlar"olgusu ,kadın unsurunun beşere sunduğu eşsiz sığınağı minnetle ulularken ;kadının yeryüzünde gözlenen tüm karışıklikların (fitnenin) müsebibi olarak takdim edilir,dünya kurulalı beri.
Hint'in kutsal metinlerinde ," doğuştan düşüncesiz ve hilakardır " kadın...buda ,öğretisini sulandıracakları için kadınların rahibe olmalarına karşıdır.ortadoks yahudi erkeklarin sabah dualarından biri, " beni bir kadın olarak yaratmayan Kainatın yaratıcısı efendimize hamdolsun." ...Hıristiyan geleneğinin başat bileşeni,kadının kötülük ,ayartma ve günahla özdeşleştirilmesidir...hayrın ve şerrin,cinslerdeki karşılıkları erkek ve kadın olarak belirlenirken ,yeryüzünde kötülük bulaştırdıkları gerekçesiyle kadınlardan topluca tövbe edip günahlarını affettirmeleri talep edilir...
İslam'da ,"ümmetim için kadın fitnesinden daha büyük bir fitne kaldığını bilmiyorum " mealindeki cümlenin Hazreti muhamed'e ait olduğu bildirilir. "Allahım bizi kadınların şerrinden ,fitnesinden ve onlarla imtihan olup kaybetmekten koru"mealindeki duanın (3) varlığı semevi dinlerin ortak tutumlarının yansıması olarak belirir...
Yeni kadın"erkeğin bir refleksinden ibaret olmayı kabullenmiyen ,yardımcı oyuncu rolünü rededen ,kendisine ait bir içi dünyasına saip ,coşkulu bağımsız özgüven sahibi,yaşamını bir başına sürdürmeyi göze alabilen kadındır.yeni kadın ,erkeğin ne gönlüne ne de aklına hitap eder. erkek cinsinin en duyarlı zümresi iken şairler,yeni kadını ne görürler ,ne duyarlar ,ne anlarlar ne de ayrıt ederler...
Edebiyat ,ihanete uğramış,terk edilmiş,acı çeken kadınlar,intikamcı zevceler,büyüleyici aşifteler ya da iradesiz,renksiz,sade,şirin kızlar üretmeyi sürdürür...Yaşı ne olursa olsun,erkeğin kanatlarının altında olmayan kadın ,ana muamelesi ğörür.Özetle, kadının ne olup olmadığı erkekler tarafından kadınlar üzerinde tartışılan bir süreç olmaya devem eder;günümüzde türban meselesinde gördüğümüz gibi...
Yeni kadının tecrübesi ,yeryüzündeki yaşamın somutta ispatlanan aşkla ayakta kaldığı şeklindedir,yasalarla değil...gerektiğinde baş örten ,gerektiğinde yara saran tülbent ,kadınlara mahsus bilginin kadim nakil aracı olarak görülür.bu bağlamada türban ,kadınlık bilgisinin bastırılması,diğer bir ,kadının kadına ihanetinin dişavurma olarak algınabildiği için korkutur.
(...)
Bana sorarsanız,turban sorunu işbu "kadının kadına ihaneti"olarak ifade rttiğim açmazda düğümlenmek tedir.bir kısmımız türbanı egemen erkeklerle kadınlar aleyhine yapılan bir itifak olarak değerlendirirken ,diğer bir kısmımız yasakçılarla birlikte haraket etmek suretiyle kendilerine tekamül yolarını kapayan hemcinslerin ihaneti olarak görebilmektedir.Her halükarda ,konu üzerinde tartışacak,uzlaşma zemini arayacak ,meseleyi çözüme ulaştırmaya çalişacak olan kadınlardır;kadınlar üzerinden ahkam kesen muhalif yada muvafik erkekler değil.
http://www.internethaber.com (http://www.internethaber.com/)
internethaber .com alıntı alınmıştır.
saygılarımla.
Alatlı gelişmeyi şöyle özetledi;"sayfa editörü 'bizim okurunuz buna hazır deyildir'gibi bir gerekçe gösterdi" dedi.
içerden mırıldanmalar.
Gözlenlediğim odur ki,korkutan tülbent değil,türban.niye ,çünkü ,derin belleğimizdeki hayırhah kadının uzantısı tülbent.döner yara sarar,döner kırık kol bağlar,döner sancılı başı sıkar...hastanın terini siler ,yavukluya armağan olur,hasreti iyileştirir nurani yüzleri çevrelerken anılır.
türban öyle deyil,çünkü,türban,islami tesetüre ilişkin en katı(dilerseniz ,en erkeksi)yorumun benimsediğinin ilani hüviyetidir; ve dolasıyla ,kadına ilişkin tüm diğer yorum ve kuralların da kabullenildiğini ima eder.bunların arasında kötülük,fitne ve oğursuzluk kaynağı olmamızdan başka,dinen ve aklen dün (eksik) yaratıldığımız,namazı bozanköpekler ve eşeklerle bir tutulduğumuz şeklinde...haysiyetimizi rencide eden yorumlar vardır.türban,bu yorumların zımmen kabulu olarak görüldüğü için korkutur.
(...)"ağlarsa ana ağlar gerisi yalan ağlar"olgusu ,kadın unsurunun beşere sunduğu eşsiz sığınağı minnetle ulularken ;kadının yeryüzünde gözlenen tüm karışıklikların (fitnenin) müsebibi olarak takdim edilir,dünya kurulalı beri.
Hint'in kutsal metinlerinde ," doğuştan düşüncesiz ve hilakardır " kadın...buda ,öğretisini sulandıracakları için kadınların rahibe olmalarına karşıdır.ortadoks yahudi erkeklarin sabah dualarından biri, " beni bir kadın olarak yaratmayan Kainatın yaratıcısı efendimize hamdolsun." ...Hıristiyan geleneğinin başat bileşeni,kadının kötülük ,ayartma ve günahla özdeşleştirilmesidir...hayrın ve şerrin,cinslerdeki karşılıkları erkek ve kadın olarak belirlenirken ,yeryüzünde kötülük bulaştırdıkları gerekçesiyle kadınlardan topluca tövbe edip günahlarını affettirmeleri talep edilir...
İslam'da ,"ümmetim için kadın fitnesinden daha büyük bir fitne kaldığını bilmiyorum " mealindeki cümlenin Hazreti muhamed'e ait olduğu bildirilir. "Allahım bizi kadınların şerrinden ,fitnesinden ve onlarla imtihan olup kaybetmekten koru"mealindeki duanın (3) varlığı semevi dinlerin ortak tutumlarının yansıması olarak belirir...
Yeni kadın"erkeğin bir refleksinden ibaret olmayı kabullenmiyen ,yardımcı oyuncu rolünü rededen ,kendisine ait bir içi dünyasına saip ,coşkulu bağımsız özgüven sahibi,yaşamını bir başına sürdürmeyi göze alabilen kadındır.yeni kadın ,erkeğin ne gönlüne ne de aklına hitap eder. erkek cinsinin en duyarlı zümresi iken şairler,yeni kadını ne görürler ,ne duyarlar ,ne anlarlar ne de ayrıt ederler...
Edebiyat ,ihanete uğramış,terk edilmiş,acı çeken kadınlar,intikamcı zevceler,büyüleyici aşifteler ya da iradesiz,renksiz,sade,şirin kızlar üretmeyi sürdürür...Yaşı ne olursa olsun,erkeğin kanatlarının altında olmayan kadın ,ana muamelesi ğörür.Özetle, kadının ne olup olmadığı erkekler tarafından kadınlar üzerinde tartışılan bir süreç olmaya devem eder;günümüzde türban meselesinde gördüğümüz gibi...
Yeni kadının tecrübesi ,yeryüzündeki yaşamın somutta ispatlanan aşkla ayakta kaldığı şeklindedir,yasalarla değil...gerektiğinde baş örten ,gerektiğinde yara saran tülbent ,kadınlara mahsus bilginin kadim nakil aracı olarak görülür.bu bağlamada türban ,kadınlık bilgisinin bastırılması,diğer bir ,kadının kadına ihanetinin dişavurma olarak algınabildiği için korkutur.
(...)
Bana sorarsanız,turban sorunu işbu "kadının kadına ihaneti"olarak ifade rttiğim açmazda düğümlenmek tedir.bir kısmımız türbanı egemen erkeklerle kadınlar aleyhine yapılan bir itifak olarak değerlendirirken ,diğer bir kısmımız yasakçılarla birlikte haraket etmek suretiyle kendilerine tekamül yolarını kapayan hemcinslerin ihaneti olarak görebilmektedir.Her halükarda ,konu üzerinde tartışacak,uzlaşma zemini arayacak ,meseleyi çözüme ulaştırmaya çalişacak olan kadınlardır;kadınlar üzerinden ahkam kesen muhalif yada muvafik erkekler değil.
http://www.internethaber.com (http://www.internethaber.com/)
internethaber .com alıntı alınmıştır.
saygılarımla.