nazmi
20-12-08, 09:58 AM
Hatay Demokrasi Platformu...
http://www.antakyagazetesi.com/admin/images/30y%C4%B1.JPG
Hatay Demokrasi Platformu, Türkiye’nin, geçmişindeki bu utancı temizlemek, geleceğini de aydınlatmak zorunda olduğunu vurguladı … 30.yılında Maraş Katliamı’nı unutmadık… unutturmayacağız!Hatay Emek ve Demokrasi Platformu bileşenleri olan Eğitim Sen, SES, Tüm Bel Sen, BES, Yapı Yol Sen, TÖP, Antakya Demokratik Kültür Sanat Derneği (DEKSAD)...
... Serinyol PİRSAD, Toplumsal Dayanışma Kültür Derneği, ÖDP, EMEP, İHD, ESP, DTP, Akdeniz Kültür Derneği ve Halk Evleri dün KESK şube binasında bir araya geldi, 30. yılında Maraş Katliamı’nı unutmadıklarını, unutturmayacaklarını söyledi ve Türkiye’nin geçmişindeki bu utancı temizlemek, geleceğini de aydınlatmak zorunda olduğunu vurguladı. Platform adına konu ile ilgili basın açıklamasını okuyan Eğitim-Sen Hatay Şube Başkanı Servet Kavukoğlu, Maraş Katliamı’nın üzerinden 30 yıl geçtiğini, bu katliamda sorumluluğu bulunanların ya hiç yargılanmadan ‘kurtulduklarını’ ya da göstermelik dava dosyaları ile yargılanıp beraat ettirildiklerini söyledi. Bu sonucun nedeninin, Maraş Katliamı tasarlanırken senaryonun en önemli parçası katliamcıların önce izole edilmesi, sonra bu izolasyon yardımı ile “suçsuz ilan edilmesi” olduğunu savunan Kavukoğlu, “Katliamcıların amacı, 12 Eylül askeri darbesine zemin hazırlamanın yanında, halklar ve inançlar bahçesi olan Maraş’ta solcu, demokrat, Alevi insanları kıyıma uğratmak ve sağ kalanları da baskı, sindirme, korku psikolojisi ile göçe zorlamaktı. Böyle büyük ölçekli bir senaryonun devletin derin güçlerinden icazet alınmadan yapılması mümkün değildi. Zaten katliamda baş aktörün ‘DERİN DEVLET’ olduğu yıllar sonra Başbakanın çekmecesinden çıkan ‘bilgi notu’nda ortaya çıkmadı mı? Sivas’ta 33 aydınımızın yakıldığı katliam için ‘Biz Sivas’taki şeriatçı örgütlenmenin gücünü ve herhangi bir kalkışmada ne kadar sürede kontrol altına alınabileceğini görmek istedik. Ama ipin ucu kaçtı, saldırganlara hakim olamadık.’ diyen ‘DERİN DEVLET’ anlayışı tarih boyunca gerici, şeriatçı, faşist güçlerle kol kola idi. Madımak Katliamı’ndan 15 yıl önce Sivas’ta ve Çorum’da idi. Zira bu anlayışın var olma sebebi, yaşamsal dayanakları ve hizmet amacı karakteristiğini ayan beyan ortaya koymaktadır” dedi. Katliam ve katliamcılar unutturulmaya çalışılıyor … Yaşatılan bu katliam ve vahşetlere karşın katliamları yapanların değil, katliamları gündeme getirenlerin suçlu görüldüğünü, “yarayı kaşımayın, tarihi tarihçilere bırakın” gibi kurnazlıklarla katliam ve katliamcıların unutturulmaya çalışıldığını savunan Kavukoğlu, şunları dile getirdi: “Kuşkusuz, katliamda yitirdiğimiz canlarımız yüreğimizde karanlığa bir ışık olmaya devam ediyorlar. Ama artık karanlığa ışık tutmak bedenlerin ateşlerde külleşmesiyle değil; bilimle, teknikle, akılla olmalı… Bunun için geçmişte yaşanan katliamları unutturmayarak, katliamların yenilenmesini önleyerek, farklılıkların zenginlik olduğu bilincini beyinlere kazıyarak ve hepsinden önemlisi vicdanlarımızla, geçmişimizle, ayıplarımızla, suçlarımızla yüzleşerek ışığı çoğaltmalıyız. Maraş’ın unutulması halinde farklı kimlik ve inançtaki her insanın can ve mal güvenliğine yönelik tehditlerin artarak devam edeceğini görüyoruz. Türkiye, geçmişindeki bu utancı temizlemek, geleceğini de aydınlatmak zorundadır. Bizce bunun çözümü katliamın gizli arşiv belgelerinin açıklanması, karanlıkta kalmış gerçek faillerinin bulunması ve Alevilerden özür dilenmesidir. Yeni Katliamlar yaşamamak için Maraş’ın unutturulması yönündeki girişim ve çabalara set çekmek, toplumun ve devletin yüzleşmesini sağlamak bu açıdan önem taşımaktadır.
Antakya Emek ve Demokrasi Platformu kararlı bir şekilde bir arada yaşama kültürünü tahrip eden karanlıkta kalmış bütün katliamların aydınlığa kavuşturulması için mücadele veriyor bireyin ve emeğin özgürleştirilmesini, devletin demokratikleştirilmesini savunan güçlerle omuz omuza olmayı önemsiyor. Vereceğiniz desteğin, farklı kültürlerin ve inançların bir arada yaşayabileceği bir Türkiye özleminin gerçekleşmesine katkı sunacağını, Maraş katliamını unutturmak isteyen çevrelere etkili bir cevap olacağına inanıyoruz. 21. Yüzyıl insan hakları, özgürlükler ve bilim çağı olmalıdır. İnsan hakları, özgürlük ve bilim gibi kutsal değerlere ve katliamlarda yitirdiğimiz canlarımıza, yaşam ve varlık gerekçemiz olan kültürümüze saygının bir gereği olarak diyoruz ki; devletin derin çekmecelerinde gizli arşivler açılmalı, katliamların yaşayan tanıkları dinlenmelidir. Arşivlerin, yaşayan tanıkların, kitap, belge ve o dönemdeki mahkeme tutanaklarının ışığında katliamda suçu, hatası ve ihmali bulunan birey ve kurum her kim varsa evrensel hukuk verileri çerçevesinde yargılanmalı, gerekli cezalar verilmelidir.
Bu anlamda Adana’da yapılacak olan ‘30. Yılında Maraş Katliamını Unutmadık Mitingi’ne Antakya Emek ve Demokrasi Platformu bileşenleri olarak 21.12.2008 de Yunus Emre Parkından hareket edecek üç otobüs ile katılacağız.”
kaynak (http://www.antakyagazetesi.com/News2.asp?NewsID=21912)
http://www.antakyagazetesi.com/admin/images/30y%C4%B1.JPG
Hatay Demokrasi Platformu, Türkiye’nin, geçmişindeki bu utancı temizlemek, geleceğini de aydınlatmak zorunda olduğunu vurguladı … 30.yılında Maraş Katliamı’nı unutmadık… unutturmayacağız!Hatay Emek ve Demokrasi Platformu bileşenleri olan Eğitim Sen, SES, Tüm Bel Sen, BES, Yapı Yol Sen, TÖP, Antakya Demokratik Kültür Sanat Derneği (DEKSAD)...
... Serinyol PİRSAD, Toplumsal Dayanışma Kültür Derneği, ÖDP, EMEP, İHD, ESP, DTP, Akdeniz Kültür Derneği ve Halk Evleri dün KESK şube binasında bir araya geldi, 30. yılında Maraş Katliamı’nı unutmadıklarını, unutturmayacaklarını söyledi ve Türkiye’nin geçmişindeki bu utancı temizlemek, geleceğini de aydınlatmak zorunda olduğunu vurguladı. Platform adına konu ile ilgili basın açıklamasını okuyan Eğitim-Sen Hatay Şube Başkanı Servet Kavukoğlu, Maraş Katliamı’nın üzerinden 30 yıl geçtiğini, bu katliamda sorumluluğu bulunanların ya hiç yargılanmadan ‘kurtulduklarını’ ya da göstermelik dava dosyaları ile yargılanıp beraat ettirildiklerini söyledi. Bu sonucun nedeninin, Maraş Katliamı tasarlanırken senaryonun en önemli parçası katliamcıların önce izole edilmesi, sonra bu izolasyon yardımı ile “suçsuz ilan edilmesi” olduğunu savunan Kavukoğlu, “Katliamcıların amacı, 12 Eylül askeri darbesine zemin hazırlamanın yanında, halklar ve inançlar bahçesi olan Maraş’ta solcu, demokrat, Alevi insanları kıyıma uğratmak ve sağ kalanları da baskı, sindirme, korku psikolojisi ile göçe zorlamaktı. Böyle büyük ölçekli bir senaryonun devletin derin güçlerinden icazet alınmadan yapılması mümkün değildi. Zaten katliamda baş aktörün ‘DERİN DEVLET’ olduğu yıllar sonra Başbakanın çekmecesinden çıkan ‘bilgi notu’nda ortaya çıkmadı mı? Sivas’ta 33 aydınımızın yakıldığı katliam için ‘Biz Sivas’taki şeriatçı örgütlenmenin gücünü ve herhangi bir kalkışmada ne kadar sürede kontrol altına alınabileceğini görmek istedik. Ama ipin ucu kaçtı, saldırganlara hakim olamadık.’ diyen ‘DERİN DEVLET’ anlayışı tarih boyunca gerici, şeriatçı, faşist güçlerle kol kola idi. Madımak Katliamı’ndan 15 yıl önce Sivas’ta ve Çorum’da idi. Zira bu anlayışın var olma sebebi, yaşamsal dayanakları ve hizmet amacı karakteristiğini ayan beyan ortaya koymaktadır” dedi. Katliam ve katliamcılar unutturulmaya çalışılıyor … Yaşatılan bu katliam ve vahşetlere karşın katliamları yapanların değil, katliamları gündeme getirenlerin suçlu görüldüğünü, “yarayı kaşımayın, tarihi tarihçilere bırakın” gibi kurnazlıklarla katliam ve katliamcıların unutturulmaya çalışıldığını savunan Kavukoğlu, şunları dile getirdi: “Kuşkusuz, katliamda yitirdiğimiz canlarımız yüreğimizde karanlığa bir ışık olmaya devam ediyorlar. Ama artık karanlığa ışık tutmak bedenlerin ateşlerde külleşmesiyle değil; bilimle, teknikle, akılla olmalı… Bunun için geçmişte yaşanan katliamları unutturmayarak, katliamların yenilenmesini önleyerek, farklılıkların zenginlik olduğu bilincini beyinlere kazıyarak ve hepsinden önemlisi vicdanlarımızla, geçmişimizle, ayıplarımızla, suçlarımızla yüzleşerek ışığı çoğaltmalıyız. Maraş’ın unutulması halinde farklı kimlik ve inançtaki her insanın can ve mal güvenliğine yönelik tehditlerin artarak devam edeceğini görüyoruz. Türkiye, geçmişindeki bu utancı temizlemek, geleceğini de aydınlatmak zorundadır. Bizce bunun çözümü katliamın gizli arşiv belgelerinin açıklanması, karanlıkta kalmış gerçek faillerinin bulunması ve Alevilerden özür dilenmesidir. Yeni Katliamlar yaşamamak için Maraş’ın unutturulması yönündeki girişim ve çabalara set çekmek, toplumun ve devletin yüzleşmesini sağlamak bu açıdan önem taşımaktadır.
Antakya Emek ve Demokrasi Platformu kararlı bir şekilde bir arada yaşama kültürünü tahrip eden karanlıkta kalmış bütün katliamların aydınlığa kavuşturulması için mücadele veriyor bireyin ve emeğin özgürleştirilmesini, devletin demokratikleştirilmesini savunan güçlerle omuz omuza olmayı önemsiyor. Vereceğiniz desteğin, farklı kültürlerin ve inançların bir arada yaşayabileceği bir Türkiye özleminin gerçekleşmesine katkı sunacağını, Maraş katliamını unutturmak isteyen çevrelere etkili bir cevap olacağına inanıyoruz. 21. Yüzyıl insan hakları, özgürlükler ve bilim çağı olmalıdır. İnsan hakları, özgürlük ve bilim gibi kutsal değerlere ve katliamlarda yitirdiğimiz canlarımıza, yaşam ve varlık gerekçemiz olan kültürümüze saygının bir gereği olarak diyoruz ki; devletin derin çekmecelerinde gizli arşivler açılmalı, katliamların yaşayan tanıkları dinlenmelidir. Arşivlerin, yaşayan tanıkların, kitap, belge ve o dönemdeki mahkeme tutanaklarının ışığında katliamda suçu, hatası ve ihmali bulunan birey ve kurum her kim varsa evrensel hukuk verileri çerçevesinde yargılanmalı, gerekli cezalar verilmelidir.
Bu anlamda Adana’da yapılacak olan ‘30. Yılında Maraş Katliamını Unutmadık Mitingi’ne Antakya Emek ve Demokrasi Platformu bileşenleri olarak 21.12.2008 de Yunus Emre Parkından hareket edecek üç otobüs ile katılacağız.”
kaynak (http://www.antakyagazetesi.com/News2.asp?NewsID=21912)