nazmi
21-10-08, 09:26 AM
http://haber.gazetevatan.com/newpics/news/211020080118192319272.jpg
ESKİ Özel harekat polisi Ahyan Çarkın suskunluğunu Star TV’de yayınlanan Arena’da Uğur Dündar’a bozdu... Susurluk kazasının Ergenekon’u aydınlatan bir lamba olduğunu öne süren Çarkın, “Terörle mücadele sırasında 1000 kişi öldürmüş olabilirim” dedi. Abdullah Çatlı’nın da Ergenekon örgütünce öldürüldüğünü iddia eden Çarkın ayrıca Uğur Dündar için de ’ölüm emri’ verildiğini, ancak Çatlı’nın buna karşı çıktığını açıkladı. İşte Ayhan Çarkın’ın açıklamalarından satır başları:
Siyasetçiden ölüm emri
A.Ç.: Uğur Dündar için ölüm emri verildi. Ama Abdullah Çatlı, ’Uğur Dündar vatanını sever’ diyerek bu suikasta karşı çıktı. Yani Dündar’ı Allah korudu. Suikast emrini veren de bir siyasetçiydi.
U.D.: Hiçbir siyasetçiyle kişisel bir hesabım olmadı. Ölüm emrimi veren siyasetçiyi affettim bile.
Ergenekon bağlantısı
Uğur Dündar: Çatlı’nın sonunu Ergenekon mu hazırladı?
A.Ç.: Evet... Çatlı’nın mert bir insan olduğunu anladılar ve onu öldürdüler. Büyük bir açık yüreklilikle kullanıldığımızı da itiraf ediyorum. Kullanıldığımızı, kazanın olduğu sırada fark ettik ama hep sustuk.
Gözünüzü açın uyarısı
Çarkın meslektaşlarına da bir uyarıda bulundu: “Gözlerini açsınlar ve sivil unsurların dik duruşunu izlesinler. Türk Cumhuriyeti’ni savunacak zihniyetin karşılarında durduklarına inansınlar. Başkalarının sözlerine alet olmasınlar.” Özel Harekat eski polisi Oğuz Yorulmaz’ın annesinin söyledikleriyle bire bir örtüşen sözler dile getiren Ayhan Çarkın, “Terörle mücadele sırasında 1000 kişi öldürmüş olabilirim” dedi.
Yorulmaz’ın annesi ne demişti?
Özel harekat polisi Oğuz Yorulmaz’ın annesi Nurhan Yorulmaz da oğlunun devlet tarafından kullanıldığını itiraf emişti: “Devlet tüm faili meçhul cinayetleri oğlum ve arkadaşlarına işletti. Ergenekon’da sadece paşalar değil siyasetçiler de var. Ben evladımı devlete memur verdim, çeteci vermedim. Ortalama 93-94 kişiyi öldürmüşler.”
Kaynak (http://www.dursunlu.com/redirector.php?url=%68%74%74%70%3a%2f%2f%68%61%62% 65%72%2e%67%61%7a%65%74%65%76%61%74%61%6e%2e%63%6f %6d%2f%68%61%62%65%72%64%65%74%61%79%2e%61%73%70%3 f%64%65%74%61%79%3d%54%65%72%6f%72%6c%65%5f%6d%75% 63%61%64%65%6c%65%64%65%5f%31%30%30%30%5f%6b%69%73 %69%5f%6f%6c%64%75%72%64%75%6d%5f%32%30%34%36%38%3 3%5f%31%26%61%6d%70%3b%74%61%72%69%68%3d%32%31%2e% 31%30%2e%32%30%30%38%26%61%6d%70%3b%4e%65%77%73%69 %64%3d%32%30%34%36%38%34%26%61%6d%70%3b%43%61%74%6 5%67%6f%72%79%69%64%3d%31)
Son dönemde ülkemizde bir biri ardına gelişen olaylar,uzun süredir perde arkasından süren bir savaşı su yüzüne çıkardı.Bu savaşta yaşanan her olay,birilerinin kendi iktidarlarını sağlamlaştırmak için hiç çekinmeden toplumu terörize eden,insanların canına kıyan,kin ve düşmanlığı körükleyen politikaların uygulandığının açık bir ifadesidir.
Ülkemiz insanları üzerinde büyük bir oyun oynandı ve oynanmaya devam ediliyor.Demokrasi ve özgürlükler her zaman çok görüldü.Egemenler kalelerini sağlamlaştırmak ve çıkarlarını garanti altına almak koşuluyla bu kirli yapılanmalara hoşgörü ile baktı,hatta yararlandı.
Birileri bizzat devletin içinde, adı güvenlik, savunma gücü olarak genelleştirilen kurumlarda ayrı ve sorgulamayan bir örgüt biçiminde yer almış. Emir ve komuta zinciri içinde görev yapmış, her türlü kire bulaşmış, uyuşturucu ticareti, insan ticareti, “mafya” ilişkileri kurmuş, bir tür gölge iktidar kurmuşlar.
Bilinen bir laf vardır, filler itişiyor, çimenler eziliyor diye. Evet filler itişiyor ve çimenler, halk ise gerçek sorunların; işsizliğin, pahalılığın, yoksulluğun altında eziliyor. Haklarını kaybediyor, yeni yasalarla yeni tuzaklara itiliyor.
Gizli iktidar savaşının bir tarafı olunmalı mı, evet. Bir tarafı olunmalı, her iki tarafı da karşıya alan üçüncü bir cephe açılmalıdır. Çünkü bu bizim savaşımız değil.
Ne bu ülke kızların başörtüsüyle üniversiteye girmesiyle özgürleşir ne de darbecilerin sağa sola bomba koymasıyla laik kalabilir. Bugün çatışıyor gibi görünenlerin, konu sol olduğunda nasıl ortak hareket edebildiğini ne unutabiliriz, ne de görmezden gelebiliriz.
İki kesimin yalanlar ve iki yüzlülük üzerine oturmuş politikasını her alanda açığa çıkaran bir politik hattı koymak, işte bu dönemde solda duranlara düşen görev bu olmalıdır.
Tarafların tarafı olmak, birilerinin değirmenine damlayan su olmak değil sınıfsal zeminde kendi tarafımızı tahkim etmek zorundayız.
ESKİ Özel harekat polisi Ahyan Çarkın suskunluğunu Star TV’de yayınlanan Arena’da Uğur Dündar’a bozdu... Susurluk kazasının Ergenekon’u aydınlatan bir lamba olduğunu öne süren Çarkın, “Terörle mücadele sırasında 1000 kişi öldürmüş olabilirim” dedi. Abdullah Çatlı’nın da Ergenekon örgütünce öldürüldüğünü iddia eden Çarkın ayrıca Uğur Dündar için de ’ölüm emri’ verildiğini, ancak Çatlı’nın buna karşı çıktığını açıkladı. İşte Ayhan Çarkın’ın açıklamalarından satır başları:
Siyasetçiden ölüm emri
A.Ç.: Uğur Dündar için ölüm emri verildi. Ama Abdullah Çatlı, ’Uğur Dündar vatanını sever’ diyerek bu suikasta karşı çıktı. Yani Dündar’ı Allah korudu. Suikast emrini veren de bir siyasetçiydi.
U.D.: Hiçbir siyasetçiyle kişisel bir hesabım olmadı. Ölüm emrimi veren siyasetçiyi affettim bile.
Ergenekon bağlantısı
Uğur Dündar: Çatlı’nın sonunu Ergenekon mu hazırladı?
A.Ç.: Evet... Çatlı’nın mert bir insan olduğunu anladılar ve onu öldürdüler. Büyük bir açık yüreklilikle kullanıldığımızı da itiraf ediyorum. Kullanıldığımızı, kazanın olduğu sırada fark ettik ama hep sustuk.
Gözünüzü açın uyarısı
Çarkın meslektaşlarına da bir uyarıda bulundu: “Gözlerini açsınlar ve sivil unsurların dik duruşunu izlesinler. Türk Cumhuriyeti’ni savunacak zihniyetin karşılarında durduklarına inansınlar. Başkalarının sözlerine alet olmasınlar.” Özel Harekat eski polisi Oğuz Yorulmaz’ın annesinin söyledikleriyle bire bir örtüşen sözler dile getiren Ayhan Çarkın, “Terörle mücadele sırasında 1000 kişi öldürmüş olabilirim” dedi.
Yorulmaz’ın annesi ne demişti?
Özel harekat polisi Oğuz Yorulmaz’ın annesi Nurhan Yorulmaz da oğlunun devlet tarafından kullanıldığını itiraf emişti: “Devlet tüm faili meçhul cinayetleri oğlum ve arkadaşlarına işletti. Ergenekon’da sadece paşalar değil siyasetçiler de var. Ben evladımı devlete memur verdim, çeteci vermedim. Ortalama 93-94 kişiyi öldürmüşler.”
Kaynak (http://www.dursunlu.com/redirector.php?url=%68%74%74%70%3a%2f%2f%68%61%62% 65%72%2e%67%61%7a%65%74%65%76%61%74%61%6e%2e%63%6f %6d%2f%68%61%62%65%72%64%65%74%61%79%2e%61%73%70%3 f%64%65%74%61%79%3d%54%65%72%6f%72%6c%65%5f%6d%75% 63%61%64%65%6c%65%64%65%5f%31%30%30%30%5f%6b%69%73 %69%5f%6f%6c%64%75%72%64%75%6d%5f%32%30%34%36%38%3 3%5f%31%26%61%6d%70%3b%74%61%72%69%68%3d%32%31%2e% 31%30%2e%32%30%30%38%26%61%6d%70%3b%4e%65%77%73%69 %64%3d%32%30%34%36%38%34%26%61%6d%70%3b%43%61%74%6 5%67%6f%72%79%69%64%3d%31)
Son dönemde ülkemizde bir biri ardına gelişen olaylar,uzun süredir perde arkasından süren bir savaşı su yüzüne çıkardı.Bu savaşta yaşanan her olay,birilerinin kendi iktidarlarını sağlamlaştırmak için hiç çekinmeden toplumu terörize eden,insanların canına kıyan,kin ve düşmanlığı körükleyen politikaların uygulandığının açık bir ifadesidir.
Ülkemiz insanları üzerinde büyük bir oyun oynandı ve oynanmaya devam ediliyor.Demokrasi ve özgürlükler her zaman çok görüldü.Egemenler kalelerini sağlamlaştırmak ve çıkarlarını garanti altına almak koşuluyla bu kirli yapılanmalara hoşgörü ile baktı,hatta yararlandı.
Birileri bizzat devletin içinde, adı güvenlik, savunma gücü olarak genelleştirilen kurumlarda ayrı ve sorgulamayan bir örgüt biçiminde yer almış. Emir ve komuta zinciri içinde görev yapmış, her türlü kire bulaşmış, uyuşturucu ticareti, insan ticareti, “mafya” ilişkileri kurmuş, bir tür gölge iktidar kurmuşlar.
Bilinen bir laf vardır, filler itişiyor, çimenler eziliyor diye. Evet filler itişiyor ve çimenler, halk ise gerçek sorunların; işsizliğin, pahalılığın, yoksulluğun altında eziliyor. Haklarını kaybediyor, yeni yasalarla yeni tuzaklara itiliyor.
Gizli iktidar savaşının bir tarafı olunmalı mı, evet. Bir tarafı olunmalı, her iki tarafı da karşıya alan üçüncü bir cephe açılmalıdır. Çünkü bu bizim savaşımız değil.
Ne bu ülke kızların başörtüsüyle üniversiteye girmesiyle özgürleşir ne de darbecilerin sağa sola bomba koymasıyla laik kalabilir. Bugün çatışıyor gibi görünenlerin, konu sol olduğunda nasıl ortak hareket edebildiğini ne unutabiliriz, ne de görmezden gelebiliriz.
İki kesimin yalanlar ve iki yüzlülük üzerine oturmuş politikasını her alanda açığa çıkaran bir politik hattı koymak, işte bu dönemde solda duranlara düşen görev bu olmalıdır.
Tarafların tarafı olmak, birilerinin değirmenine damlayan su olmak değil sınıfsal zeminde kendi tarafımızı tahkim etmek zorundayız.