nazmi
09-02-08, 11:17 AM
http://img101.yukle.tc/images/6383baskan1.jpg
Ben yağmurum,
Dağlarına yağacağım,ovalarına;
Bir kazan aşureyim Gadir bayramında,
Doyuracağım insanını,kuşunu,böceğini;
Bir barış ve kardeşlik güverciniğim,
Uçacağım özgür mavi semalarında Dursunlu'nun
Bir rüzgarım,denizden ,yeşilden gelen bir meltem,
Eseceğim aydınlık ve mutlu yarınlarında beldemin...
18 ocak 1954 te Dursunlu'da doğdum.Büyük bir zevk ve istekle başladığım Dursunlu Köyü İlkokulunu bitirdiğim 1966 yılı zor yılların ilkiydi.Karda kışta yürüyerek,ya da eski Antakya evlerinde oda tutarak Merkez Ortaokuluna başladım.11 Yaşındaydım Okuyan yaşıtlarımla beraber annemizden babamızdan uzak yemek yapma,bulaşık yıkama yılları başlamıştı.Yıl sonunda karneleri alır almaz soluğu pamuk tarlalarında,kireç ocaklarında alırdık;bir sonraki yılın kitap-defter,giysi vb. okul ihtiyaçlarını karşılamak için.Merkez Ortaokulunu 1969 da, Antakya Lisesi Fen bölümünü de 1972 bu şartlarda tamamladım...1977-78 öğretim yılında şimdiki adıyla Yıldız Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesini bitirdim.Bir yıl Niğde Emniyet Sarayı inşaatı,Niğde Gölcük Temel Eğitim Okulu inşaatlarında şantiye mühendisi olarak çalıştıktan sonra sınavla Köy işleri Bakanlığı Kooperatifler Adana Bölge Müdürlüğü etüt proje mühendisi unvanıyla göreve atandım.Üç yıllık bir memuriyetten sonra vatani görevimi Ankara Polatlı ve İzmir Bornova'da topçu subay olarak tamamladım.
1983 yılında Suudi Arabistan'da özel bir firmada on sekiz ay şantiye şefliği yaptıktan sonra izinli döndüğüm ülkemizin,ilimizin,beldemizin güzelliklerinden uzaklaşamayacağımı düşünerek kardeşlerimle açtığımız büroda mimarlık, inşaat ve harita mühendisliği alanında özel çalışmaya başladım.
Mayıs 1989'da evlendim.Eşim Çukurova Üniversitesi Meslek Yüksek Okulu İnşaat bölümü mezunu.İlköğretim 6.sınıfta bir kızım ve birinci sınıfa devam eden bir oğlum var.
Neden Belediye başkanlığı?
Yaşamımın en verimli çağında,mesleğini seven,kendi çapında üretken,başarılı ve alabildiğince rahatken evet neden belediye başkanlığı?
Dursunlu bir köy;geri kalmış,geri bıraktırılmış bir köy.Antakya'nın bir mahallesi olabilecek kadar kadar yakınken hiç bir hizmet görmemiş.Ne asfalt yol,ne içme suyu ne kanalizasyon...1994'te köyümüzü ancak beldeleşerek,belediye vasıtasıyla ulusal gelirden hak ettiği payı alıp çağdaş kent olma yolunda ilerliğe bileceğini kalkınabileceğini düşündük.Bu düşüncenin öncüsü bizler olduk,bayrağını bizler taşıdık.Dursunlu halkı yapılan referandumla belediye kuruluşuna %90' ları aşan bir oy oranıyla onay verdi.
Seçim yapıldı,Dursunlu'da ilk belediye yönetimi göreve başladı.Seçimi kazanan bu yönetime destek olmadığımız halde (seçim sürecinde) beldemin üniversite bitirmiş insanları adına belediye başkanına giderek yönetimi tebrik edip aynen şunları aktarmıştık: Seçimgeride geride kaldı,beldemizi bundan böyle sen yöneteceksin.Artık hepimizin belediye başkanısın. Alacağın her karar beldemizin geleceğini iyi veya kötü yönde önemli bir şekilde etkileyecek- tir.İlkokul mezunusun,ama çevrende bu beldeden yetişmiş avukatından savcısına,doktorun-dan,mühendisine,iktisatçısından-öğretmenine insanlar sana bir telefon kadar yakın;bu belde-nin kalkınması için hiç bir çıkar beklentisi olmadan,hiç bir maddi bedel istemeden günün 24 saati sana yardımcı olmaya hazır...
Ama ne yazık ki,bu iletişim asla gerçekleşmedi.Beldenin kaderi adeta kırk harami- lerin eline teslim edilmişti.
Çalıştığı kurumdan yolsuzluk ve rüşvetten dolayı atılan personele görev verildi.
Yıllar sonra "attığım imzadan utanç duyuyorum" diyecek teknik elemanlara iş yaptırıldı.
Üç kuruşluk kazanç uğruna meslek ahlakını hiçe sayan insanlara belediyenin memuruymuş gibi iş yaptırıldı.
Her gün basında yer alan yolsuzluklar, kavgalar, tartışmalar... Dursunlu adına utanır hale gelmiştik.Bıçak kemiğe dayanmıştı artık.
Oysa Dursunlu halkı onurluydu,
Dursunlu halkı bilinçliydi,
Dursunlu halkı duyarlıydı,
Dursunlu halkı dürüsttü.
Dursunlu sağduyuluydu ve Dursunlu halkı,okumuşuyla, esnafıyla,çalışanıyla,çiftçisiyle,genciyle,yaşlısı yla bu yönetime layık değildi.Böyle oldu- ğu için gurur duyulacak bir tepkiyle tam beş aday yönetime istekli oldu mevcut yönetime karşı.
"Dursunlu'nun yitirecek bir beş yılı daha yoktu" düşüncesiyle beldesini seven.hiç bir çıkar peşinde olmayan,özverili, demokrat;para pul harcamadan,halka olmayacak hiç bir vaatte bulunmadan çaba harcayan ve bu çabalarından dolayı onlara karşı yüreğimde duyduğum sevgi ve saygıyı yaşamım boyunca unutmayacağım sevgili arkadaşlarımın başında bu bayrağı taşımayı tarihi bir sorumluluk sayarak bizde bu göreve talip olduk.
Ben yağmurum,
Dağlarına yağacağım,ovalarına;
Bir kazan aşureyim Gadir bayramında,
Doyuracağım insanını,kuşunu,böceğini;
Bir barış ve kardeşlik güverciniğim,
Uçacağım özgür mavi semalarında Dursunlu'nun
Bir rüzgarım,denizden ,yeşilden gelen bir meltem,
Eseceğim aydınlık ve mutlu yarınlarında beldemin...
18 ocak 1954 te Dursunlu'da doğdum.Büyük bir zevk ve istekle başladığım Dursunlu Köyü İlkokulunu bitirdiğim 1966 yılı zor yılların ilkiydi.Karda kışta yürüyerek,ya da eski Antakya evlerinde oda tutarak Merkez Ortaokuluna başladım.11 Yaşındaydım Okuyan yaşıtlarımla beraber annemizden babamızdan uzak yemek yapma,bulaşık yıkama yılları başlamıştı.Yıl sonunda karneleri alır almaz soluğu pamuk tarlalarında,kireç ocaklarında alırdık;bir sonraki yılın kitap-defter,giysi vb. okul ihtiyaçlarını karşılamak için.Merkez Ortaokulunu 1969 da, Antakya Lisesi Fen bölümünü de 1972 bu şartlarda tamamladım...1977-78 öğretim yılında şimdiki adıyla Yıldız Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesini bitirdim.Bir yıl Niğde Emniyet Sarayı inşaatı,Niğde Gölcük Temel Eğitim Okulu inşaatlarında şantiye mühendisi olarak çalıştıktan sonra sınavla Köy işleri Bakanlığı Kooperatifler Adana Bölge Müdürlüğü etüt proje mühendisi unvanıyla göreve atandım.Üç yıllık bir memuriyetten sonra vatani görevimi Ankara Polatlı ve İzmir Bornova'da topçu subay olarak tamamladım.
1983 yılında Suudi Arabistan'da özel bir firmada on sekiz ay şantiye şefliği yaptıktan sonra izinli döndüğüm ülkemizin,ilimizin,beldemizin güzelliklerinden uzaklaşamayacağımı düşünerek kardeşlerimle açtığımız büroda mimarlık, inşaat ve harita mühendisliği alanında özel çalışmaya başladım.
Mayıs 1989'da evlendim.Eşim Çukurova Üniversitesi Meslek Yüksek Okulu İnşaat bölümü mezunu.İlköğretim 6.sınıfta bir kızım ve birinci sınıfa devam eden bir oğlum var.
Neden Belediye başkanlığı?
Yaşamımın en verimli çağında,mesleğini seven,kendi çapında üretken,başarılı ve alabildiğince rahatken evet neden belediye başkanlığı?
Dursunlu bir köy;geri kalmış,geri bıraktırılmış bir köy.Antakya'nın bir mahallesi olabilecek kadar kadar yakınken hiç bir hizmet görmemiş.Ne asfalt yol,ne içme suyu ne kanalizasyon...1994'te köyümüzü ancak beldeleşerek,belediye vasıtasıyla ulusal gelirden hak ettiği payı alıp çağdaş kent olma yolunda ilerliğe bileceğini kalkınabileceğini düşündük.Bu düşüncenin öncüsü bizler olduk,bayrağını bizler taşıdık.Dursunlu halkı yapılan referandumla belediye kuruluşuna %90' ları aşan bir oy oranıyla onay verdi.
Seçim yapıldı,Dursunlu'da ilk belediye yönetimi göreve başladı.Seçimi kazanan bu yönetime destek olmadığımız halde (seçim sürecinde) beldemin üniversite bitirmiş insanları adına belediye başkanına giderek yönetimi tebrik edip aynen şunları aktarmıştık: Seçimgeride geride kaldı,beldemizi bundan böyle sen yöneteceksin.Artık hepimizin belediye başkanısın. Alacağın her karar beldemizin geleceğini iyi veya kötü yönde önemli bir şekilde etkileyecek- tir.İlkokul mezunusun,ama çevrende bu beldeden yetişmiş avukatından savcısına,doktorun-dan,mühendisine,iktisatçısından-öğretmenine insanlar sana bir telefon kadar yakın;bu belde-nin kalkınması için hiç bir çıkar beklentisi olmadan,hiç bir maddi bedel istemeden günün 24 saati sana yardımcı olmaya hazır...
Ama ne yazık ki,bu iletişim asla gerçekleşmedi.Beldenin kaderi adeta kırk harami- lerin eline teslim edilmişti.
Çalıştığı kurumdan yolsuzluk ve rüşvetten dolayı atılan personele görev verildi.
Yıllar sonra "attığım imzadan utanç duyuyorum" diyecek teknik elemanlara iş yaptırıldı.
Üç kuruşluk kazanç uğruna meslek ahlakını hiçe sayan insanlara belediyenin memuruymuş gibi iş yaptırıldı.
Her gün basında yer alan yolsuzluklar, kavgalar, tartışmalar... Dursunlu adına utanır hale gelmiştik.Bıçak kemiğe dayanmıştı artık.
Oysa Dursunlu halkı onurluydu,
Dursunlu halkı bilinçliydi,
Dursunlu halkı duyarlıydı,
Dursunlu halkı dürüsttü.
Dursunlu sağduyuluydu ve Dursunlu halkı,okumuşuyla, esnafıyla,çalışanıyla,çiftçisiyle,genciyle,yaşlısı yla bu yönetime layık değildi.Böyle oldu- ğu için gurur duyulacak bir tepkiyle tam beş aday yönetime istekli oldu mevcut yönetime karşı.
"Dursunlu'nun yitirecek bir beş yılı daha yoktu" düşüncesiyle beldesini seven.hiç bir çıkar peşinde olmayan,özverili, demokrat;para pul harcamadan,halka olmayacak hiç bir vaatte bulunmadan çaba harcayan ve bu çabalarından dolayı onlara karşı yüreğimde duyduğum sevgi ve saygıyı yaşamım boyunca unutmayacağım sevgili arkadaşlarımın başında bu bayrağı taşımayı tarihi bir sorumluluk sayarak bizde bu göreve talip olduk.