nazmi
31-01-08, 01:55 PM
Ne kadar çok yasaklarımız varsa o kadar çok mutsuz, ne kadar az "keşke"lerimiz varsa o kadar mutluyuz derlermiş.Belkide doğrudur.Belki de düşünürken bilincin belirlenmiş bütün sınırlarını yıkmak ,konuşurken dilin belirlenmiş kalıplarının dışına çıkmak ve yaşarken yaşamın belirlenmiş bütün sınırlarını alt üst ederek , çizilmiş çerçevelerin, yüreğimize, beynimize vurulmak istenen zincirin en güçlü halkasından parçalayarak yaşamak lazım.Belki de şair haklıdır.Belki de ömrümüzün sonuna geldiğimizde "geriye dönebilseydim eğer" demeyecek şekilde yaşamalıyız. Belki de yaşamın kıyısına ilişmek yerine tam ortasında durarak yüreğimiz avucumuzda yaşamalıyız.Ömrümüzün tüm kapılarını açmalı ve sevdadan yana, güzelliklerden yana ne varsa içimizin kıyılarına akmasına izin vermeliyiz. Daha az keşkemiz olması adına,bize armağan edilmiş olan bu kısacık ömrümüzü doyasıya yaşamak adına Çünkü şu anımızın, şu iletiyi okurken kullandığımız saniyelerin dahi bir daha asla geri gelmeyeceğini biliyoruz, bir daha asla 2008 Ocağı nın 31.gününe ' konuk olmayacak ömrümüz..Yarın, nöbeti bugünden devralacak ve biz başka bir takvime taşıyacağız ömrümüzü, Şubat'ın 1'den arta kalan sıkıntılarımızı,sancılarımızı,acılarımızı,keşkeler imizi,iç çekişlerimizi,kırılan sevincimizi taşımamaya bakmalıyız. Sadece özlemlerimizi gerçekleştirmek için yaşamın bize bir şans daha tanıyarak,bir gününü daha armağan etmekte olduğunu ve bu cömertliğini heba etmememiz gerektiğini düşünmeliyiz."Çünkü kısa bir öyküdür hayat, uğruna upuzun acılar çektiğimiz, kısa bir türküdür bir kez daha söylemek için delirdiğimiz" diyen şaire bir kez daha hak vererek akıtmalıyız ömrümüzü hayat ırmağına ve suya atılan bir karanfil misali yüreğimizi katmalıyız ırmağın türküsüne.
Bugün,bugün can dostum,seninle konuşurken gözlerine baktım.Tek bir yıldız ışıltısına dahi rastlamadım.Sadece bir boşluk vardı bakışlarında.Bakışların boşluğa asılı kalmıştı.Sen dostum,sen bir emanet gibi duruyordun işyerinin içinde.Sanki yaşam seni orada unutmuş gibiydi,ve sen gitmek isteyipte gidememenin boğuntusuyla kanatıyorsun kendi yüreğini.Oysa senin olmak istediğin yer aslında orası değildi.Belki de bir kuş olmak isterdin,istediği zaman çekip gidebilen,vurdumu kanatlarını hiç bir şeyin geri döndüremediği bir kuş.Yada bir yıldız,ulaşılamayan,ama hep özlenen,düş kurduran,ve sonsuzluğa ait olduğu için asla vazgeçilemeyen.Belki de sen ırmak olmak isterdin.Hesapsızca akan başladığı yerle biteceği yer bilinemeyen.Her gün ve her gece başka yerlerde başka insanların yurtlarında durmadan akan,ama hiç kimseye ait olmayan,hiçbir yerde uzun süre kalmak zorunda kalmayan köpük köpük aktıkça berraklaşan,tüm kirliliklerden arınmış bir ırmak...
Sen can dostum,ömrünü bugünden yarına taşırken bunların hepsinden biraz alarak yüreğine katabilirsin,Biraz kuş,biraz yıldız,biraz da ırmak olarak yani.Daha az keşkeli,daha az ben senin yerinde olsaydımlı,daha az benden geçti'li,ama daha çok cesurca,daha çok,yaşama vurgun olarakyaşamalı.Tıpkı dağlara tırmanan atlar gibi,soluk soluğa.
Ben sana dostum demişsem ve yüreğimin kapılarını açmışsam, bir daha asla "emin misin" diye sormayacaksın....... Sevgiyle kal....
Bugün,bugün can dostum,seninle konuşurken gözlerine baktım.Tek bir yıldız ışıltısına dahi rastlamadım.Sadece bir boşluk vardı bakışlarında.Bakışların boşluğa asılı kalmıştı.Sen dostum,sen bir emanet gibi duruyordun işyerinin içinde.Sanki yaşam seni orada unutmuş gibiydi,ve sen gitmek isteyipte gidememenin boğuntusuyla kanatıyorsun kendi yüreğini.Oysa senin olmak istediğin yer aslında orası değildi.Belki de bir kuş olmak isterdin,istediği zaman çekip gidebilen,vurdumu kanatlarını hiç bir şeyin geri döndüremediği bir kuş.Yada bir yıldız,ulaşılamayan,ama hep özlenen,düş kurduran,ve sonsuzluğa ait olduğu için asla vazgeçilemeyen.Belki de sen ırmak olmak isterdin.Hesapsızca akan başladığı yerle biteceği yer bilinemeyen.Her gün ve her gece başka yerlerde başka insanların yurtlarında durmadan akan,ama hiç kimseye ait olmayan,hiçbir yerde uzun süre kalmak zorunda kalmayan köpük köpük aktıkça berraklaşan,tüm kirliliklerden arınmış bir ırmak...
Sen can dostum,ömrünü bugünden yarına taşırken bunların hepsinden biraz alarak yüreğine katabilirsin,Biraz kuş,biraz yıldız,biraz da ırmak olarak yani.Daha az keşkeli,daha az ben senin yerinde olsaydımlı,daha az benden geçti'li,ama daha çok cesurca,daha çok,yaşama vurgun olarakyaşamalı.Tıpkı dağlara tırmanan atlar gibi,soluk soluğa.
Ben sana dostum demişsem ve yüreğimin kapılarını açmışsam, bir daha asla "emin misin" diye sormayacaksın....... Sevgiyle kal....